Her sabah uyandığımızda, yeni Hatay’ın inşasına dair süslü cümleler duyuyoruz. “Şu kadar konut bitti”, “bu kadar cadde açıldı”, “altyapı tamamlanıyor”… Evet, binaları bir şekilde dikeceğiz, yolları elbet asfaltlayacağız. Peki ya o binaların içine sokacağımız gençlerimizin, geleceğimizin ruh sağlığı ne durumda?
İşte bunu kimse konuşmuyor. Gözümüzü devasa inşaat şantiyelerine dikmişken, şehrin arka sokaklarında sessiz sedasız büyüyen, geleceğimizi kemiren o canavarı yani uyuşturucu ve sentetik tehdidi görmezden geliyoruz.
Gelin, kulaktan dolma dedikoduları bir kenara bırakıp İl Emniyet Müdürlüğü’nün resmi rakamlarına bakalım. Hatay, sınır hattında olması ve İskenderun Limanı gibi stratejik lojistik ağlara sahip olması sebebiyle, maalesef uluslararası uyuşturucu ticaretinin en sıcak geçiş rotalarından biri.
Güvenlik güçlerimizin büyük başarısıyla limanda yapılan tek bir operasyonda 560 milyon TL değerinde, 1 milyon 392 bin adet uyuşturucu hap ele geçiriliyor. Hatay genelinde her ay ortalama 150 ila 200 arasında şüpheli uyuşturucu ticaretinden veya kullanımından gözaltına alınıyor, yarısından fazlası tutuklanıp cezaevine gönderiliyor.
Kolluk kuvvetlerimizin bu olağanüstü mücadelesini ayakta alkışlıyoruz. Elbette operasyonlar çok büyük ve başarılar tartışmasız ama madalyonun bir de kimsenin yüzleşmek istemediği sokak yüzü var.Resmi rakamlar bize tonlarca yakalamayı, limandaki büyük gemileri, uyuşturucu baronlarını anlatır.
Ama o rakamların arkasında, haftalık emniyet bilançolarının satır aralarında geçen “metamfetamin”, “sentetik ecza” ve “bonzai” kelimeleri, bize Hatay’ın sokaklarındaki asıl yangını fısıldıyor.
Deprem sonrası ortaya çıkan, kontrolü ve takibi zor devasa konteyner kent alanları, ne yazık ki bu zehir tüccarları için korunaklı birer av sahasına dönüştü. İşini kaybetmiş, okulundan uzak kalmış, geleceğe dair umudunu ve tutunacak dalını yitirmiş, deprem travmasıyla baş başa bırakılmış gençlerimiz maalesef ucuz, ulaşılması kolay ve beyni saniyeler içinde eriten bu kimyasal bataklığın doğrudan hedefi haline getirildi.
Biz bugün Hatay’ı fiziken inşa etme derdindeyiz. Güzel, inşa edelim. Ancak sormak zorundayım: Gençlerini zehre kurban vermiş bir şehir, milyarlık binalarla ayağa kalksa ne olur? O pırıl pırıl caddelerde yürüyecek umutlu gençlerimiz kalmadıktan sonra, beton yığınlarının ne anlamı var?
Resmi rakamlar bize büyük sevkiyat rotasını ve asayiş başarısını gösteriyor olabilir ama sokaklar bize acilen rehabilitasyon merkezlerinin kurulması, gençler için sosyal alanların yaratılması ve istihdam krizinin çözülmesi gerektiğini çığlık çığlığa haykırıyor.
Şimdi soruyorum: Biz bu şehrin sadece taşını toprağını mı, yoksa geleceğini mi inşa edeceğiz?
GENEL
45 dakika önceGENEL
2 saat önceGENEL
3 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
8 gün önceGENEL
9 gün önceGENEL
10 gün önce
1
ANTAKYA HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU LİSESİ FUTSAL TAKIMI TÜRKİYE FİNALLERİNDE
1610 kez okundu
2
HATAY, COP31 YOLUNDA DÜNYAYI AĞIRLIYOR: DİRENÇLİ ŞEHİRLER BULUŞMASI HATAY’DA
1570 kez okundu
3
VALİ MASATLI HATAY’IN GURURU OLAN ŞEHİT KIZINI MAKAMINDA AĞIRLADI
1529 kez okundu
4
EMİN’İN HAYALİ GERÇEK OLDU: MİNİK KALPLERE DOKUNAN ANLAMLI ZİYARET
1481 kez okundu
5
ENKAZIN ALTINDAN YÜKSELEN BİR SAVUNMA DUVARI: EMİR ŞAHİN BOLATAN
1088 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.