6 Şubat felaketinin üzerinden 3 yılı aşkın bir süre geçti. Kadim şehir Hatay, hâlâ enkazın, tozun ve bitmeyen bir belirsizliğin gölgesinde hayata tutunmaya çalışıyor. Oysa ilk günlerde verilen sözler başkaydı; hedefler büyüktü.
Bugün geldiğimiz noktada ise sormadan edemiyoruz: Hatay neden hâlâ bir şantiye sarmalından kurtulup gerçek bir şehir olamadı?Cevap ne yazık ki devletin niyetinde değil, masalarda dönen o bildik taşeron ilişkilerinde saklı. Üstelik bu karmaşanın yarattığı toplumsal huzursuzluğun faturası, sahada gece gündüz koşturan mülki idareye kesilmek isteniyor.
SÖZDE DEĞİL, ÖZDE PATRONLUK LAZIM
Eğer Hatay’daki devasa inşaat ihaleleri, bu yükü finansal ve operasyonel olarak kaldırabilecek vizyona sahip, rüştünü ispatlamış büyük firmalara doğrudan ve şeffafça verilseydi, bugün bambaşka bir Hatay konuşuyorduk. 2 yıl içinde planlı, güvenli ve eksiksiz bir şehir yükselmiş olabilirdi.
Ancak süreç liyakatle değil, ahbap-çavuş ilişkileri ve “arada kalacak komisyonlar” baz alınarak yürütüldü. Memleketin acısı, ne yazık ki bazı firmalar için birilerinin rant kapısına dönüştü. Bakanlıktan ihaleyi kapan dev şirketler, sahaya inmek yerine işi alt taşerona devretti. O taşeron bir diğerine, diğeri ise daha küçüğüne… Ve ortaya ucu bucağı görünmeyen bir mağduriyet sarmalı çıktı.Gerçek patronluk, kriz anında refleks gösterebilmektir. Üst firmadan hak edişi alıp, aradan komisyonu kesip işçiye sadaka gibi dağıtmak patronluk değildir.
Gerçek bir şirket, ana yükleniciden ödenek gecikse bile kendi öz sermayesiyle personeline maaşını ödeyebilecek mali güce ve ahlaka sahip olmalıdır. Bugün Hatay’daki şantiyelerde yaşanan tam bir “patronculuk” oyunudur.
SAHADA BİR VALİ, MASADA BİR SARMAL: MASATLI’NIN ELİ KOLU NASIL BAĞLANIYOR?
Bu çarpık çarkın en büyük bedelini Hatay halkı ve gecesini gündüzüne katan emekçiler öderken, tüm bu krizin ortasında vatandaşla doğrudan yüz yüze gelen isim Hatay Valisi Mustafa Masatlı oluyor.
Ancak burada gözden kaçan büyük bir gerçek var: Sorunun kaynağı mülki idare değil, sistemin boşluklarını kullanan liyakatsiz şirketlerdir.Vali Masatlı, göreve geldiği günden bu yana sürekli sahada, şantiyelerde ve denetimlerde. İşini düzgün yapmayan, süreci uzatan firmalara defalarca yasal yaptırımlar uygulattı, cezalar kestirdi. Ankara destekli bu taşeron zincirlerinin yarattığı tahribatı engellemek için yetkilerini sonuna kadar zorluyor.
Dahası, inşaatların gecikmesi sebebiyle mağdur olan vatandaşın sokakta kalmaması için defalarca inisiyatif alarak konteyner kentlerdeki tahliye süreçlerini ileri tarihlere erteledi. Devletin şefkatli yüzünü sahada göstermek için çabalayan mülki idare, ne yazık ki parayı alıp işçisine ödeme yapmayan, taahhütlerini yerine getirmeyen ciddiyetsiz yükleniciler yüzünden vatandaş karşısında adeta eli kolu bağlı bırakılıyor.
FATURA YANLIŞ ADRESE KESİLMEMELİ
İnşaat süreleri uzadıkça, bu plansızlığın faturası hem vatandaşa hem de devlete kesiliyor. Vatandaşımız 3 yılı aşkın süredir konteyner kentlerde zorlu bir mücadele verirken, yerel yönetimler ve valilik de bu liyakatsiz firmaların arkasını toplamak, yarattıkları sosyal patlamaları göğüslemek zorunda kalıyor.
Milyarlarca liralık lojistik yükün ve uzayan sürecin sorumlusu sahada denetim yapan vali değil; masa başında komisyon hesabı yapan, alt taşeronuna para ödemeyen basiretsiz patronlardır.Hatay’ın ihtiyacı olan şey; ucu açık ihaleler, yetkinliği olmayan taşeronlar ve komisyoncular değil; daha sıkı merkezi denetim, güçlü bir finansal irade ve her şeyden önce ahlaktır.
Sahadaki mülki idarenin çabalarına rağmen Hatay’ı ranta teslim etmeye çalışanlar, sadece bir şehri değil, o şehri ayağa kaldırmak için gece gündüz çalışan devlet görevlilerinin emeğini de enkaz altında bırakıyor.
GENEL
45 dakika önceGENEL
2 saat önceGENEL
3 gün önceGENEL
4 gün önceGENEL
8 gün önceGENEL
9 gün önceGENEL
10 gün önce
1
ANTAKYA HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU LİSESİ FUTSAL TAKIMI TÜRKİYE FİNALLERİNDE
1610 kez okundu
2
HATAY, COP31 YOLUNDA DÜNYAYI AĞIRLIYOR: DİRENÇLİ ŞEHİRLER BULUŞMASI HATAY’DA
1570 kez okundu
3
VALİ MASATLI HATAY’IN GURURU OLAN ŞEHİT KIZINI MAKAMINDA AĞIRLADI
1529 kez okundu
4
EMİN’İN HAYALİ GERÇEK OLDU: MİNİK KALPLERE DOKUNAN ANLAMLI ZİYARET
1481 kez okundu
5
ENKAZIN ALTINDAN YÜKSELEN BİR SAVUNMA DUVARI: EMİR ŞAHİN BOLATAN
1088 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.