Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, göreve geldikten bu yana ilk kez bir Yahudi medya kuruluşuna röportaj verdi. The Jewish Journal’a konuşan Şera, hem iç hem de dış politikada geleneksel tabuları yıkarak dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Devrik lider Beşşar Esed’in mirasını devralan Şera, Suriye’nin yeni dönemine dair umut veren ama aynı zamanda gerçekçi bir tablo çizdi.
Şera, röportajın başında ülkenin içinde bulunduğu durumu şöyle özetledi:
“Bize enkazdan daha fazlası miras kaldı. Travma, güvensizlik ve yorgunluk miras aldık. Ama aynı zamanda umudu da miras aldık. Kırılgan bir umut.”
Şam’da geçtiğimiz şubat ayında düzenlenen Ulusal Diyalog Konferansı’nın kapanışında da benzer mesajlar veren Şera, geçmişin inkâr edilemeyeceğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Temiz bir sayfadan bahsetmek sahtekârlık olur. Geçmiş her insanın gözünde, her sokakta, her ailede mevcuttur. Şimdi görevimiz bunu tekrarlamamak. Tamamen yeni bir şey yaratmalıyız.”
Göreve geldiğinden bu yana siyasi tutukluların serbest bırakılması, sürgündeki muhalif gruplarla temas ve istihbarat teşkilatında reform sözü gibi sembolik adımlar atan Şera, devletin artık “dikte eden değil, dinleyen” bir yapıya dönüşmesi gerektiğini belirtti.
“Eğer konuşan tek kişi bensem, Suriye hiçbir şey öğrenmemiştir. Tüm sesleri diyalog masasına davet ediyoruz.”
Kaybolan ve ölen kişilerin akıbetiyle ilgili çalışmalar için bir bakanlık kurulmasını öneren Şera, bu süreçte ABD ile adli tıp teknolojileri alanında iş birliği yapılması gerektiğini de ifade etti.
Şera, halktan doğrudan güven talep etmektense, hesap verebilirlik temelinde bir yönetim anlayışı hedeflediklerini söyledi:
“Ben güven istemiyorum, sabır ve inceleme istiyorum. Beni sorumlu tutun. Güven bu şekilde sağlanır.”
Ekonomik toparlanmanın ideolojik değil, pratik temellere dayanması gerektiğini savunan Şera, tarım, sanayi ve inşaat gibi sektörlerde istihdam yaratılmasının öncelikli olduğunu söyledi:
“Artık mesele ideoloji değil. İnsanlara kalmak, yaşamak ve inanmak için bir neden vermeliyiz. Her işi olan genç, radikalleşme riskinden uzaklaşır.”
Şera, mesleki eğitim, küçük işletme hibeleri ve bölgesel yatırımlarla Suriye’nin yeniden bir ticaret merkezi haline geleceğini vurguladı:
“İstikrarlı bir Suriye nutuklarla ya da sloganlarla değil, eylemlerle inşa edilecek; pazarlarda, sınıflarda, çiftliklerde, atölyelerde…”
Röportajın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise Şera’nın İsrail ile ilişkilere dair yaptığı açık açıklamalardı.
“Açık konuşmak istiyorum. Sonsuz karşılıklı bombardıman dönemi sona ermeli. Gerçek şu ki ortak düşmanlarımız var ve bölgesel güvenlikte kilit bir rol oynayabiliriz.”
1974 Ayrılma Anlaşması’nın ruhuna dönülmesi gerektiğini ifade eden Şera, özellikle Golan Tepeleri’ndeki Dürzilerin güvenliğinin “müzakere edilemez” olduğunu söyledi.
Şera, eski ABD Başkanı Donald Trump hakkında da dikkat çekici ifadeler kullandı:
“Medya ne derse desin, ben onu bir barış adamı olarak görüyorum. Suriye’nin diyaloğu yeniden başlatabilecek dürüst bir arabulucuya ihtiyacı var.”
14 Mayıs’ta Riyad’da gerçekleşen Şera-Trump görüşmesi, bu yaklaşımın ilk adımı olarak görülüyor.
Röportajı yapan gazeteci Jonathon Bass, Şera’nın açık sözlülüğünü ve gerçekçiliğini vurguladı:
“Yeni Suriye, barış ve tanınma arayışında alışılmadık adımlar atmaktan korkmuyor. Şera, Suriye’nin toplu mezarlar, yerinden edilmiş milyonlar ve çöküşteki ekonomi gibi devasa sorunlarını yumuşatmadan ortaya koyuyor.”
Şera, sözlerini şu çarpıcı ifadelerle noktaladı:
“Bu bir peri masalı değil. Bu bir iyileşme ve iyileşme sancılıdır.”
FUTBOL
11 saat önceEKONOMİ
4 gün önceGENEL
4 gün önceEĞİTİM
5 gün önceGENEL
5 gün önceEĞİTİM
6 gün önceGENEL
7 gün önce
1
Netanyahu’dan 1788 kez “Hatırlamıyorum”
77 kez okundu
2
BARBAR NETENYAHU’NUN HAYDUT TRUMP ÜZERİNDEKİ HEGEMONYASI
73 kez okundu
3
Şera’dan ilk röportaj: “Suriye’yi eylemler kurtaracak”
69 kez okundu
4
ABD’ye giriş 12 ülkeye yasaklandı
67 kez okundu
5
1,9 Milyon Suriyeli Ülkesine Geri Döndü
64 kez okundu